Doç. Dr. Bülent SAÇAK

Bülent SAÇAK

Baş ve

Boyun Kanserleri

Baş ve boyun kanserleri tüm kanserler içinde en sık izlenen kanser gruplarından birini oluşturur ve toplumda kabaca yüz kişiden biri hayatının bir döneminde bu kansere yakalanmaktadır. Kanser evresine göre tedavi edilebilir ve tedaviye plastik cerrahi, kulak burun boğaz, onkoloji, radyoloji, patoloji başta olmak üzere bir çok tıp disiplini katılır. Ancak daha önemli ve unutulmaması gereken bilgi baş ve boyun kanserlerinin önlenebiir olmasıdır.

Baş ve boynun içini kaplayan nemli mukoza yüzeyinden ve daha nadir olarak tükrük bezlerinden köken alan kanserlerin ortak ismi baş boyun kanserleridir.

Baş boyun kanserlerini yerleşimlerine göre alt gruplara ayırmak mümkündür;

Ağız boşluğu: Dudaklar, dil, diş etleri, damak ve yanaktan oluşur

Yutak: Burnun arkasından yemek borusuna kadar uzanan tüp yapıdır.

Gırtlak: Yutağın alt kısmında, ses tellerini de içeren organdır.

Burun ve paranazal boşluklar: Burun boşluğunu ve çevresindeki ufak hava boşluklarını tanımlar.

Tükrük bezleri: Temel tükrük bezleri ağız tabanında ve kulak önünde bulunurlar.

Baş ve boyunda iyileşmeyen yara veya kaybolmayan kitle kanserin en sık karşılaşılan belirtileridir. Ayrıca, uzun süren boğaz ağrısı, yutkunmada güçlük, değişen veya kabalaşan ses diğer belirtilerdir.

Hastalığın yerleşimine göre değişkenlik gösterebilen belirtiler de vardır:

Ağız boşluğu: Diş etleri, dudak iç kısmında beyaz veya kırmızı yamalar, protezin rahat oturmamaya başlaması, kanama ve ağrı olması

Yutak: Konuşma ve yutkunma güçlüğü, yutkunurken artan sabit bir ağrı, kulak çınlaması.

Gırtlak: Yutkunmada ağrı, kulak ağrısı

Burun ve paranazal boşluklar: İyileşmeyen sinüzit bulguları, kanama, baş ağrısı, üst dişlerde ağrı ve problemler

Tükrük bezleri: Kulak önü veya çene altında şişlik, yüz kaslarında güç kaybı, yüzde, çenede kaybolmayan ağrı

Baş boyun bölgesinde en riskli grubu sigara ve tütün kullananlar oluşturur. Baş boyun kanseri olan hastaların %85’inin tütün – sigara ile ilişkisi vardır. Bunun yanı sıra alkol tüketimi, HPV enfeksiyonu, kimyasallara maruziyet, ailede kanser varlığı, diş protezi kullanımı kansere yol açabilecek diğer unsurlardır.

Riski azaltmanın en etkili yolu kanser oluşturma riski doğuran alışkanlıklardan uzaklaşmaktır. Riski yüksek hastaların detaylı bilgi almak ve tarama sıklıklarını öğrenmek için bir doktora başvurması doğru olacaktır.

Baş ve boyuna ait her belirti ve bulgu kanser değildir, ancak her zaman ilgi gerektirir. Belirti ve bulguların nedenini anlamak için doktorunuz sizin alışkanlıklarınızı ve aile öykünüzü sorgulayacak, fizik muayene yapacak ve tanısal testler isteyecektir.

Testler belirtilerinize ve bulgulara göre değişkenlik gösterebilir. Kesin tanı ancak ve sadece şüpheli dokunun tamamı veya bir kısmının cerrahi yolla alınarak (Biyopsi) mikroskop altında değerlendirilmesi ile konur ve her zaman gereklidir.

Tanı kanser ise, doktorunuz hastalığın hangi evrede olduğunu öğrenmek isteyecektir, Evreleme kanserin hangi doku ve organlara yayıldığını gösterir ve doğru tedavi için çok önemlidir. Evreleme için anestezi altında muayene, radyolojik testler ve kan testleri gerekebilir.

Baş boyun kanserlerinde tedavi hastaya özeldir ve pek çok faktöre bağlıdır. Bu faktörlerden başlıcaları olarak tümörün kesin yerleşim yeri, yayılımı ve boyutları, kanserin evresi, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu olarak sayılabilir.

Baş boyun kanserlerinde tedavi yöntemleri cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi), ilaç tedavisi (kemoterapi) olarak sıralanabilir. Çoğu zaman bu tedavi yöntemleri tek olarak kullanılmaz ve tedavi planı yöntemler birbirlerini tamamlayacak şekilde oluşturulur.

Tüm kanser tedavileri hastayı hastalıktan kurtarma pahasına hastanın yaşam kalitesinde değişikliklere neden olacaktır. Farklı tedavi seçenekleri farklı yan etkiler yol açsa da, genel hatları ile kanserin erken evrelerde tedavi edilmesi en az sekel ve yan etkilere neden olurken, kanserin ileri evrelerde yakalanması ve tedavi edilmesi yaşam kalitesini bariz şekilde olumsuz etkileyebilir.
Cerrahi tedavi hastanın yutma, konuşma ve çiğneme yetilerinde geçici ve kalıcı değişikliklere yol açabilir. Erken dönemde ödem çok belirgin olabilir ve hasta farklı gözükebilir. Ödem haftalar içerisinde azalır, özellikle lenf bezleri temizlenen hastalarda ödemin gerilemesi daha yavaş olabilir.

Baş boyun kanserlerinde cerrahi tedavinin önemli bir parçası hastalıklı olduğu için uzaklaştırılan kemik ve yumuşak dokuların bıraktığı boşluğun doldurulması ve dokuların şekil ve işlev gözetilerek yeniden oluşturulmasıdır (rekonstrüksiyon) ve rekonstrüktif plastik cerrahinin alanıdır.

Rekonstrüksiyon hastanın öz dokusundan alınan basit deri yamalarından serbest kompozit doku nakillerine uzanan geniş bir yelpaze içinden seçilebileceği gibi, bazı özel durumlarda sentetik maddeler ve protezlerin kullanımı da söz konusu olabilir. Hastalığın boyutları, uzaklaştırılması gereken doku ve organların işlevleri ve hastanın genel durumu başta olmak üzere, pek çok konu gözetilerek rekonstrüksiyon planlanır.

Radyoterapi süreç sırasında ve sonrasında kızarıklık, rahatsızlık ve ağrı oluşturabilir, hastalar tat ve koku değişikliklerinin yanı sıra yutkunma ve beslenme güçlüğü tecrübe edebilir. Cilt bulguları olabilir, çene açıklığında geçici veya kalıcı kısıtılıklar olabilir.

Kemoterapi baş boyun kanserlerinde tedavi sürecinde söz konusu olabilir. Sık yan etkiler yorgunluk, genel veya bölgesel ağrı, ağız kuruluğu, boğaz ağrısı, barsak alışkanlıklarında değişiklikler, bulantı ve kusma olarak sayılabilir.

Hasta doktoru ile tedavi süreci hakkında konuşmalı, tedaviden sonra nasıl gözükebileceği, konuşabileceği, beslenebileceği ve nefes alabileceği ile ilgili bilgi almalıdır. Hastaların rehabilitasyona gereksinim duyabileceği de unutulmamalıdır.

Baş ve boyunda kanser öyküsü olan hastalarda yine baş boyun bölgesinde, yemek borusunda ve akciğerlerde yeni bir kanser görülme olasılığının artmış olduğu gösterilmiştir. Özellikle sigara ve alkol kullanımında bu risk biraz daha yüksektir.

Baş ve boyunda kanser tedavisi sonrası düzenli takip çok önemlidir. Kanserin geri gelip gelmediği, yeni bir kanser gelişip gelişmediği bu takipler ile kontrol edilir. Kanserin türüne ve yerleşimine göre fizik muayene, kan testleri ve görüntüleme yöntemleri gerekebilir. Başlıca görüntüleme yöntemleri bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR), pozitron emisyon tomografisi (PET) olarak sıralanabilir.

SON SÖZ

  • Baş boyun kanserlerinden korunmanın en kolay yolu tütün ürünlerinden uzak durmaktır.
  • Baş boyun kanserlerinde tedavinin başarısını ve tedavi sonrası yaşam kalitesini etkileyen en önemli faktör erken tanıdır.
  • Hasta hekim işbirliği olabilecek en iyi sonuçların elde edilmesini sağlar.